Abella Danger’ın o diken gibi bakışlarıyla başladılar işin içine, Madrid’in sert sokaklarından içeri sarkmıştı bu an. Rod Jackson’ın yavaşça indirdiği pantolonun arasından fırlayan kalın yarak, Abella’nın dudaklarının arasında titrek bir başlangıç yaptı; derin bir sakso, nefesini kesen bir ısırık gibi boğazına kadar ilerliyordu. Küçük göğüsleri hafifçe sarsılırken, atletik vücudu devrilmeye hazır bir av gibi diz çökmüştü önünde, yoğun argo dolu nefesiyle amcığını pençeliyordu.
Boğazını sıkan o derinlikten sonra Rod, hemen ters köşeye geçip sertçe bastırdı kadını dört ayak üstüne. Kocaman poposunu havaya kaldırıp kıvrıldı Abella, bacaklarındaki kasların gerginliğiyle beraber Rod’un yaragı amcığına çarptıktan sonra içeriye doğru kanal kanal gömülüyordu. Her kökleme hareketinde Abella ağzından çıkardığı kıvılcımlar ve iniltilerle havayı yaktı; “Dayanırsan seni her yerinden yakarım,” dedi kısık ama öfkeyle dolu sesiyle.
Sonra yüzüstü yere yapıştı kadın, Rod arkasından gelen dayamayı arttırdı. Sertçe vurdukça vurdu amıyla amcığına. O küçük karnının gerginliğiyle birlikte her içine çekişinde derinliklerde yeni sancılar yaşattı ona. Derken misyoner pozisyonuna geçtiler, Rod üstteydi ama gözlerini hiç kaçırmadı Abella’dan. Göğüsleri ufaktı belki ama doğal ve sarkık değildi; içindeki ateşi görüyordu adam. İyi bildiği şekilde yavaş yavaş yana yana soktu yaragını içine; abanoz ten renginin yanında beyaz teni parıldıyor, kırmızı dudakları arasında emziyor gibiydi.
Kadın bu kez tam karşıdan evelediği rodun boynundaki damarları gördü; sert sert inledi. Yan tarafa yatınca bacaklarını açtı genişçe, Rod yanından sıkıştırmaya başladı onu; elleri memelerinde dolaştı sonra inerken o sivri uçlu amcığa dokundu kıyafetlerin altından… Sonra pool kenarına attılar kendilerini biraz serinlemek için ama orada da gün bitmedi: Yan yatarken Rod’u bekleyen o dar alana tekrar sokmaya başladı saksoya benzer hareketlerle. Bütün bedenler ter içinde kalmıştı artık.
Abella’nın kaburgaları altında çekilen sert köklemelerden sonra son hamlede kendini bırakırken bağırdılar ikisi de yüksek sesle; kadının küçük deliği Rod’un kalın yaragını kemer gibi kavrıyordu. Sonunda ikisinin de aldığı haz birbirine karışmıştı; çıplak bedenler karanlık odadaki ışıklarda parıldıyor, terli vücutlar birbirlerine tutkuyla yapışıyordu… Bu gece Madrid’de hiçbir şey onları durduramazdı!











