Detaylar

Madrid’in sıcak sokaklarında başlayan bu kirli oyunun başrolünde Cindy Starfall vardı. Latin ateşiyle yanıp tutuşan Cindy, acımasızca sahiplenilmeyi bekliyordu. Yumuşacık teni, kıvrımlı vücudu ve alev gibi hareketleri üzerindeki baskının artması için davetkar bir çağrı gibiydi. İlk anda hafifçe dokunulan amcığı, yavaş yavaş daha sert, daha hırçın hareketlerle sıyrılıyordu utangaçlığını; çünkü bu sikişin kolay olmayacağını bilirdi.

Adam onun kıvrak belini kavradığında Cindy’nin nefesi kesildi. Kendi canavarını keşfetmek isteyen o çıldırmış yaratık, sırf tatmin olmak için değil, aynı zamanda kontrolü ele almak için oradaydı. Amcığına sokuverdiği o kalın karağını hissedince kadın dizlerinin üzerine çöktü adeta—odayı dolduran sesler bile iştahını kabartıyordu. Her kökleme darbesinde Cindy’nin yüksekten düşen gibi inleyen bedeni, saplantılı bir arzunun dışa vurumuydu.

“Daha hızlı! İnat et!” diye haykırıyordu adam, hem egosunu hem de yarakla olan maharetini övüyordu. Cindy ise karşılık olarak amcığını avuçlarına alıp kendi kendine sakso yapmaya başladı; ritmi yakalamak için çabalarken karnının derinliklerine dolan zevki bastırmakta zorlanıyordu. O sert dayama aralıksız devam ederken kadının yüzündeki ifade giderek kayganlaşıyor; gözlerindeki kararlılık ve pervasızlık birbirine karışıyordu.

Gecenin ortasında kaybolmuşlar gibiydi ikisi de: adam’ın kökünü gözüne kestirmişti Cindy ve bunu her fırsatta hissettirmeye başlamıştı. Hızlanan tempoyla birlikte omuzlarında titremeler artıyor; amcık içi yaladığı kadar sarkıtılan yumurtalar da ince ince geriliyordu. Sonunda çatlak dudaklarından çıkan boğuk iniltiyle doruğa doğru çekiştirilen o kara orospu gülüyordu—sertçe köklendiğinde kadın tüm bedenini bırakmıştı boşluğa, sadece zevkten çıldırmış halinin esiri olmuştu.

Köklemenin şiddeti zirveye çıktığında Cindy’nin bağırarak gelen boşalması odadaki hava gibi yoğun ve sarhoş ediciydi. Zorlukla ayakta dururken bile adamın gücü altında ezilmişti; yumuşayan teninin üzerinden ter damlaları süzülürken artık hiçbir şey ona direnmiyordu. Bu kirli ve vahşi gece bitmez sandılar ama o an sadece birbirlerini parçaladıkları anlardı—acımasız bir sikişin kutsal ritüelinde tam teslimiyet yaşanıyordu.

Comments are closed.